Çağımızın giderek büyüyen ve yaygınlaşan, oldukça önemli bir sağlık sorunu hale gelen obezite, yaşam kalitesini düşürmekte, yaşam süresini kısaltmakta ve yandaş hastalıklara yol açmaktadır. Yaygın görülmesi ve giderek artması nedeniyle de önemli bir halk sağlığı problemi olmaya devam etmektedir.

Çok fazla gıda alımı ya da çok kalorili gıdalarla beslenme gibi aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivitede azalma, yaşın ilerlemesi, cinsiyet (kadınların daha yatkın olduğu bilinmektedir), doğum sayısının fazla ve doğumlar arası sürenin kısa olması, hormonal bozukluklar, kısa süreli ve şok diyet uygulamaları, metabolik ve psikolojik etmenler dışında genetik yatkınlık obeziteye neden olan önemli etkenler arasındadır. Obezite, yaşam şeklimizin bir sonucudur. Obezite tedavisinde yaşam şekli değişikliği  bu nedenle büyük önem taşımaktadır.

Obezitenin belirlenmesinde en yaygın olarak kullanılan ve WHO (dünya sağlık örgütü) tarafından kullanılması önerilen ölçüm metodu vücut kitle indeksidir (VKİ). VKİ kilogram cinsinden vücut ağırlığının metrekare cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır. Vücut kitle indeksi 40 ve üstünde olan  hastalar ile 35-40 arasında olup, yandaş hastalığı olan hastalar obezite cerrahisine aday hastalardır.

Obezite başta Tip 2 diyabet olmak üzere hipertansiyon, koroner arter hastalığı, kalp yetmezliği, solunum bozuklukları, uyku apnesi ve metabolik sendroma yol açmaktadır. Bu yaygın bilinen hastalıklar dışında depresyon, toplumsal uyumsuzluk, aşırı kıllanma, adet düzensizlikleri, kısırlık, reflü, beyin kanaması ve felç gibi hastalıklara da zemin oluşturmaktadır.

 

Sağlıklı günler dilerim…

Doç. Dr. Ömer Yoldaş